Gürel Yontan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gürel Yontan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2015

27 Mart 2015 Dünya Tiyatrolar Günü, Armada Tarihinde Tiyatro

Bugün 27 Mart. Dünya Tiyatrolar Günü. Tüm tiyatro sanatçılarının ve tiyatro severlerin günü kutlu olsun... 

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 2015 uluslararası tiyatro mesajını yazma onurunu Polonya'lı ödüllü sanatçı ve yönetmen Krzysztof Warlikowski'ye vermiş. Mesaj, Refik Erduran tarafından Türkçe'ye çevrilmiş. Dünya Tiyatrolar Günü, Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde farklı etkinliklerle (*) kutlanıyor. 
* * * * *


(*) İstanbul'daki etkinlikler arasından bir tanesi var ki hem anlamlı hem de buruk. Atatürk Kültür Merkezi'nin 7 yıldır harap olmasına itiraz eden sanatçıların oluşturduğu "AKM'deyiz İnisiyatifi" (www.akmdeyiz.org) , Çağlayan Adliyesi'ne giderek suç duyurusunda bulunacak. İstanbul'un Atatürk Kültür Merkezi'ne yeniden ve çabuk kavuşması bizim de dileğimizdir! Korumaya çalıştığımız İstanbul usulü yaşam tarzında ailece tiyatroya gitmek gibi bir gelenek de vardı çünkü...
Öte yandan Armada'nın kısa tarihinde ilginç bir tiyatro projesi de yer alır. Bakınız arşivlere nasıl geçmiş bu güzel proje:


Cumhuriyet Arşivi - 16 Mart 1996
Cumhuriyet Kültür Servisi
Talimhane'de müzikli, tiyatrolu, danslı günler…
Akademi İstanbul ve Armada Otel iş birliğiyle kurulan, sanat-kültür etkinlikleri sunma ile yeme-içme yeri olma özelliğini aynı anda ve aynı mekânda sunan Talimhane, Fransız kukla ustalarından Karina Cheres tarafından Carl Orff"un "Ay" operasından sahnelenen "La Lune" oyunu ile Cuma akşamı açıldı. "La Lune", cumartesi saat 15.00 ve 21.00"de, pazar günü saat 11.00 ve 15.00’te, 18 ve 19 Mart akşamlan da 19.30 ve 21.30’da olmak üzere toplam sekiz gösteri yapacak. 

Talimhane’nin açılışı ile birlikte başlayıp bir hafta sürecek olan diğer etkinlikler arasında Yeşil Üzümler Dans Tiyatrosu’nun gösterileri, Tahsin Ünüvar Quartet konseri ve 5. Sokak Tiyatrosu’nun "Pethuski" adlı oyunun gösterimi yer alıyor. Talimhane’nin açılış gecesi olan 15 Mart’ta bir "happening" düzenleyen "Yeşil Üzümler", 26 Mart salı gecesi saat 21.00"de Müzik ve Hareket" başlıklı üçlemeyle seyirci karşısına çıkacak. 1993 yılında biraraya gelen grup, Deniz Altınay, Setna Güven, Emre Koyuncuoğlu, Ahmet Ortaçdağ ve Ferhat Özatar’dan oluşuyor. Assos Gösteri Sanatları Festivali"nde yaptıklan üç koreografiden sonra teknik çalışmalara ağırlık veren Yeşil Üzümler’in Talimhane’deki "Çarşamba Gösterileri"nde üç farklı müzik dinletisiyle birlikte insan bedeninin ve düşüncesinin ilişkisi üzerinde deneysel çalışmalar, Mayıs ayı sonuna dek sürecek. 

Saksofonda Tahsin Ünüvar, piyanoda Selim Benbağ, davulda lzzet Hiçkalmaz ve başta Mahmut Yalay"dan oluşan "Tahsin Ünüvar Quartet" ise Talimhane"de 15, 16 ve 17 mart geceleri saat 23.00’ten başlayarak cazseverlere seslenecek. 

Fransız Gelecek Tiyatrosu’nun "La Lune" adlı oyununun ardından Antalya’dan "5. Sokak Tiyatrosu", "Pethuski" adlı oyunla, Talimhane"nin "Uzaktaki Tiyatro" etkinliği kapsamında konuk oluyor. Yönetmenliğini Mustafa Avkıran"ın yaptığı Pethuski'de Venichka rolünü Payidar Tüfekçioğlu üstleniyor. Dekorlar Naz Erayda'ya ait. 

Devlet Tiyatrosu sanatçısı Erdoğan Akduman ise, kendi yazıp yönettiği ve oynadığı "Meddah" (Düzensiz Bir Hikâye) adlı oyunla 27- 29 mart günlerinde saat 21.00"de izleyici karşısına çıkacak. Düzen denen şeyin ne olduğu bilinmeyen bir ülkede, düzen yaratmak için girişilen arayışlan mizah diliyle anlatan oyun, daha önce Diyarbakır Devlet Tiyatrosu ve Yunus Emre Kültür Merkezi’nde seyirci karşısına çıkmıştı.

24 Nisan 2014

Kasım Zoto'dan Yeni İçerik: "40 Yıllık Bir Gecikmeden Sonra..."

Kasım Zoto, kişisel blogunda Gürel Yontan ile birlikte çıktığı heyecan verici Hindistan seyahatinde edindiği izlenimleri paylaştı! İlginç fotoğrafların da yer aldığı  "40 Yıllık Bir Gecikmeden Sonra..." başlıklı notları okumak isterseniz buradalar!


28 Ocak 2012

Türk Çayına Dünyanın Dikkatini Çeken Branning, Armada'da...

"Evet, Bir Bardak Çay İsterim" başlıklı kitabıyla dünyanın dikkatini Türk çayına çeken Katharine Branning, bugün Armada Teras'da Rize'li Bakan Hayati Yazıcı'nın da katılımıyla bir basın toplantısı yaptı...
Toplantı açılışı... Basın mensuplarından bir grup...
Havuzlu Kahve'nin Başkahvecisi Zafer Aydın ve
Metrdotel Muhsin İleri çay ikram ediyorlar...
Branning'e armağan...
Armada Çay Arabası önünde... Armada'nın antik semaveri önünde...
Çay keyfi... Semaver hk. aşağıda açıklama var!
Bakan, Karadeniz usulü "Kuymak" (Muhlama) ikram ederken...

Karlı havaya rağmen yoğun ilgi gösterilen kahvaltılı Basın Toplantısı sırasında kendisi de Karadeniz kökenli olan Satış Müdürü'müz Zerrin Kelebek, Bakan Yazıcı ve Branning'in önüne özel olarak hazırlattığı, Karadeniz mutfağının en sevilen yemeklerinden "Kuymak"ı koydurdu. Rizeli Bakan, bunun üzerine Katharine Branning'e uzun uzun Kuymak hakkında bilgi verdi... Türk çayından sonra bakarsınız, "Kuymak" da meşhur olmuş! Eğer öyle birşey olursa bunu bizim Zerrin Kelebek'e borçlu olacağız, peşinen duyurulur!

Türk çayı konusunda verdiği bir konferansın videosu izlenme rekorları kıran Branning, dün geldiği Armada'da önce bol bol Türk çayı içmiş ve özel tasarım semaverlerle Armada çay arabasından çok hoşlandığını belirtmişti...


Bu vesile ile Armada'nın Türk çayına verdiği özel önemin altını çizmekte de yarar var.

Örneğin, Branning'in önündeki semaver... Gürel Yontan tasarımı bu semaverin Armadalılar arasında bir adı var: "Bir Sana Bir Bana"! Nedeni iki tarafında da birer musluk olması ve karşılıklı oturan iki kişinin Demliği paylaşırken, kendi önündeki musluktan kolayca sıcak suyu alabilmesi...

Keza kuruluşundan bugüne kullanılgelen seyyar çay arabaları da çayın dem ve ısısını tam olması gereken düzeyde koruyup sunmakta son derece elverişli ve Türk sokak kültürü ögelerinin çağımıza taşınan bir örneği...
-----------------------------------------------------------
Sözkonusu basın toplantısından sonra çıkan ilk haberlerden:
Son Dakika
Zaman
Anadolu Haber
Milliyet
Hürriyet
Akşam



01 Nisan 2006

Armada’da "Küçük Oteller Şenliği ve Pazar Keyfi"

Dış turizmdeki daralmayı iç turizmdeki dolaşımı canlandırma biçiminde gündemine alan “özel”, “güzel” ve “küçük” oteller, 2 Nisan’da, Armada Teras’da özel konukları ve basın ile bir araya gelip “Pazar keyfi” yaparken, bir taraftan da bir şenlik ortamında kendilerini tanıttılar.
-Resimlerin yüksek çözünürlükte olanları için lütfen üzerlerine tıklayınız-

Katılımcı oteller Armada Teras'da yerlerini aldılar konuklara ve has ürünlerinden ikram ettiler.
Hacı dizisinde başrolüyle bugünlerde yine çok gündemde olan Tuncel Kurtiz de
eşiyle birlikte Zeytinbağ Çamlıbel Köyü'ndeki otelini tanıttı. (Ortadaki resim, yanında
Gürel Yontan ve eşiyle)



Armada da konuklara gün boyu çeşitli ikramlarda bulundu.
Otel dekorasyonu alanında da çalışmaya başlayan Zeynep Tunuslu da
konuklar arasındaydı (Sağda)




Etkinliğin düzenleyicileri: (Soldan) Zeynep Öziş (Taş Otel, Alaçatı), Deniz Pak (Akvaryum, Bozcaada), Kasım Zoto (Armada Otel, İstanbul),
Bülent Sancaktar (Villa Carla, Datça)


 
Kendi içinde iletişim ağları kurararak iç turizmi canlandırmak için çalışmalar yapan “En Güzel Küçük Oteller” kitap dizisindeki “özel, güzel ve küçük” oteller, Pazar günü Armada Teras'taki “şenlik”te bir araya geldiler. Tanıtım sırasında, küçük otel ve sahip ve yöneticileri, otellerine ve yörelerine has yiyecek ve içeceklerden örnekler sundular. “En Güzel Küçük Oteller” kitabının (Bkz. http://www.nisanyan.net/ ) 2006 baskısı ile Zeynep Öziş’in “Alaçatı’da Yaşamak” kitabı da katılımcıların ilgisini çekti.

05 Haziran 2004

Dünya Çevre Günü'nde Ahırkapi Sokak...

Armada, 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü Ahırkapı Sokak üzerine kurduğu bu yeni çöp toplama kutuları ile selamlar...

Tasarım: Gürel Yontan

21 Mayıs 2003

Tan Oral' ın Yeni Kitabı Armada Bahçe' de Tanıtıldı

Tan Oral´ın Bu Kitabın Kuyruğu Var! başlıklı yeni kitabı, 20 Mayıs 2003, Salı akşamı Armada Bahçe´de gün ışığına çıktı! Ünlü çizerimizin doğum günü de aynı gece bir sürpriz toplantı ile kutlandı...

Pembe, tüylü kabı ile, aynı malzemeden yapılmış özel ayraçları ile dokunuşu da çok farklı olan Bu Kitabın Kuyruğu Var! (*) da Tan Oral´ın anılarındaki dost hayvanları anlattığı kısa hikayeleri yer alıyor.



Bu ilginç yazılar ilk kez 1986 yılında “Çekirge” adlı çocuk dergisinde yayınlanmış.

Kitap tanıtımı, Tan Oral´ın doğum günü olan 20 Mayıs akşamı için, dostlarının düzenlediği bir sürpriz kutlama ile birleştirildi...


(Büyük resimler için lütfen yukarıdakilerin üzerlerine tıklayınız!)
Bu da Doğan Hızlan'ın Hürriyet'te bu konu ile ilgili yazısından:


22.05.2003Doğan HIZLAN
Esrarengiz bir doğum günü partisi

SALI akşamüstü farklı bir doğum günü partisindeydim.
Mekán beş yıldızlı bir otel değildi, giyimleriyle ve mücevherleriyle göz kamaştıran muhteşem insanlar yoktu, pop şarkıcıları sahne almadılar, havada dolarlar uçuşmadı.

Yazımın başında bu açıklamayı yaptım ki, görkemli kutlamalara alışkın okurlar hayal kırıklığına uğramasınlar.

Her şey ekranımdaki bir e.posta ile başladı:

‘‘Merhaba,

20 Mayıs, Salı, Tan Oral'ın doğum günü.

Yıllardır yaş gününü kutlamayan Tan Oral için dostları, bu yıl bir 'sürpriz parti' hazırlıyor.

O akşam ondan habersiz Armada Bahçe'de 19.45'te toplanılacak... Gürel Yontan saat tam 20.00'de Tan'ı getirecek... (Bu nokta sağlama alındı!) Sonra?

Sonrasını hep birlikte göreceğiz.

Ayrıca Tan Oral'ın çocukluğundan bu yana biriktirdiği 'Bu Kitabın Kuyruğu Var' başlıklı, yakında piyasaya çıkacak olan hayvan hikáyeleri kitabı da, orada ilk kez -dostları huzurunda- gün ışığına çıkarılacak...

Sevgiyle.

Avniye-Mehmet Tansuğ.’’

* * *

ÇOK polisiye roman okuyan biri olarak, bu doğum günü çağrısında beni en çok tahrik eden, ‘‘Sonrasını hep birlikte göreceğiz’’ cümlesiydi.

Yazılan saatten yarım saat önce Armada Bahçe'deki yerimi aldım, gelen gidenlerle konuştum, tanışmak zevkini bana sadece Leyla Özalp tattırdı, çünkü diğer bütün konuklar yıllardır bildiğim dostlarımdı.

Saat tam 20.00'de Tan Oral bahçeye girdi. Kızaran yüzündeki o hayret ifadesi çok hoşuma gitti. İnsanları mutlulukla şaşırtmak, bir dostun bir dosta vereceği en güzel armağan.

Üstelik onun gibi, törenlerden, şatafattan uzak kalmayı başarabilmiş biri için elbette bu kalabalık ürkütücüydü!

Çizerler, yazarlar, ressamlar onu çevrelemişlerdi.

Katılan dostların sayısı, özel bir eki gerektirecek kadar çok sayıdaydı.

Tan Oral, birkaç merdiven yükseklikteki masanın başına geçti. Önünde uzun bir armağan kuyruğu. Ardından da Tan Oral yeni çizgi/yazı kitabı Bu Kitabın Kuyruğu Var'ı imzaladı.

Kitabın kapağına elim değer değmez, birden sevimli bir hayvanın kürkünü okşar gibi, bir sevecenlik titreşimi kapladı içimi.

Tan Oral'ın hem çizip hem yazdığı bu kitapta, hayvanları gerçekten seven bir sanatçının öyküleri ve çizgileri var. Ne güzel, ne insancıl hikáyeler. Kitabının özelliğini birkaç satırla tanıtmış bize:

‘‘İnsan kardeşlerim ve sevgililerim kadar hayvan dostlarım da yaşamımı dolduran vazgeçilmez değerlerim oldu hep.’’

* * *

TAN'
ın söylediğine göre, şu anda Türkiye sınırları içinde en iyi acıbadem kurabiyesi Edirne'de küçük bir şekerci dükkánında yapılıyormuş.

Hem Selimiye hem acıbadem kurabiyesi.

Demek ki yakın zamanda Edirne'ye yol göründü.