08 Mayıs 2012

Annelerin Kalbine Yolculuk




Bir taraftan Marmara Denizi ve Adalar, diğer taraftan Sultanahmet Camii ve Ayasofya ile çevrili Armada Teras’ın muhteşem manzarası, 13 Mayıs 2012, Pazar sabahı “Anneler Günü Kahvaltısı” için  ayrıldı. Doğal ve yöresel kahvaltılıklar, Trakya’da özel olarak yoğrulup pişirilmiş has ekmekler,  Armada mutfağından poğaça ve börekler, menemen ve daha pek çok lezzet,  bu Anneler Günü’nde her yaştan anne ve çocuk için sunulacak…

Bu yılın Anneler Günü’nü Armada’da kutlayan anneler, dilerlerse Temmuz ayı sonunda seferlerine başlayacak olan özel tasarım “Armada” teknesinin konuğu olarak  gün batımında bir Boğaz Turu’na da ücretsiz katılabilecekler.(*)

Tüm annelerin “Anneler Günü” kutlu olsun!


Anneler Günü’ne Özel, Zengin Açık Büfe Kahvaltı: 45.- TL/kişi (KDV dahil.)
(7 yaşına kadar çocuklar ücretsiz, 7-12 yaş arası %50 indirimli)

Tel: 212 455 44 55 - 455 44 71-72 | banquet@armadahotel.com.tr | www.armadahotel.com.tr

03 Mayıs 2012

6 Mayıs’ta Armada Otel’de "Kepçe Kepçe BODRUM"

Tarih: 06 Mayıs 2012 
Yer: Armada Otel, Ahırkapı Sokak, No:24. Tel: 02124554455
Saat: Panel - 11.30-13.00
Tadım: 13.00-17.00 Armada Teras, Bodrum yemekleri ve Ege lezzetleri.


Günümüzde, bölgeden bölgeye, hatta beldeden beldeye farklı özellikler göstererek oluşmuş zengin yemek kültürümüz, gittikçe daha çok önem kazanıyor…

Bu konunun çok önemli bir boyutu da var. O da yeniden hayat bulduğunu sandığımız geleneksel yemeklerimizin gerçekten özgün olup olmadığı ve nasıl pişirildikleri ve hangi sofralarda yer aldıkları. Bu sorulara doğru yanıtlar bulmak da o kadar da kolay olmuyor… “Lezzetname Yolcuları”, bu konudaki çalışmalarını sürdürüyor. Bunlardan biri de “Kepçe Kepçe Bodrum” projesi!

6 Mayıs 2012 Pazar Günü, İstanbul, Armada Otel’de, Bodrum’lu hanımların aylardan beri süregelen uygulamalı çalışmalar sonucu, eğitimini alarak yeniden hayata geçirdiği “Bodrum’un yerel yemek kültürü”nü hep birlikte yaşayacağız. Saat 11.30’da başlayacak “Panel”de, doğup büyüdüğü ve gönül verdiği Ege yöresinin engin bilgisini; sadece Ege yöresinden ibaret olmayan yemek kültürümüzün inceliklerini, hikayelerini, bu bağlamda araştıran ve birçok da kitapları olan Gökçen Adar’dan dinleyeceğiz. Ayrıca, Bodrum Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı Halk Eğitim Müdürlüğü, İlçe Tarım Müdürlüğü’nden; Filiz Uygun, Zeliha Çetinkaya ve eğitmen Semra Çalkaya’dan, bu konuda yaşadıklarını dinleyeceğiz (*).

Panelden sonra (13.00-17.00 saatleri arasında) Bodrum’lu hanımların aylardır uğraşarak yaptıkları Bodrum’un yerel yemeklerini, Armada Teras’da Panoramik İstanbul manzarası eşliğinde tadacağız.

Ege’nin ve ülkemizin biricik Bodrum’undan İstanbul’a rüzgarların eseceği bu anlamlı güne katılımınız, bizi mutlu edecektir.

LEZZETNAME YOLCULARI - BODRUM BELEDİYESİ - BODRUM KAYMAKAMLIĞI - BODRUM HALK EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ - AH GÜZEL İSTANBUL DERNEĞİ - ARMADA OTEL

(*) Atina’da yaşayan, İstanbul - Kapadokya lezzetleri konusunda kitapları yayınlanmış olan Sula Bozis de katılımcılar arasında olacak.

İletişim: Sema Temizkan: 0532 498 86 76 sematemizkan@hotmail.com

02 Mayıs 2012

Giritli Ayşe Şensılay'a Tebrikler!

22 Nisan 2012 tarihli MİLLİYET'ten...
Türk basınında yemek ve lokanta eleştirileri yazanların içinde Vedat Milor'un güç beğenenlerden olduğu söylenir. Ama adını soyadını öğrenememişse de komşu lokantamız Giritli İstanbul'un sahibi Ayşe Şensılay'ın hakkını güzel teslim etmiş doğrusu!

Giritli İstanbul'a ve Ayşe Şensılay'a tebrikler!

29 Nisan 2012

29 Nisan Dünya Dans Günü 2012

Bugün 29 Nisan!

Armada, "Dünya Dans Gününüz Kutlu Olsun" der...

Her yıl olduğu gibi bu yıl da UNESCO, Dünya Dans Günü için bir uluslararası mesaj yayınladı. Bu yılın mesajı, "dansla tedavi" konusuna ağırlık veriyor, sağlık bakanlıklarına, sosyal sigorta kurumlarına uzman tavsiyesi ile önerildiğinde dansla terapi/tedavi masraflarını karşılamaya, bilimsel kurumları da bu konuda daha çok araştırma yapmaya, müfredata dansla tedavi dersleri koymaya davet ediyor.
Aşağıda bu yılın UNESCO mesajının tam metnini bulabilirsiniz.

Öte yandan Türkiye'den de dünyaya bir mesaj verildi. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Baş Koreografı Mehmet Balkan'ın kaleme aldığı metin şöyle:


DÜNYA DANS GÜNÜ BİLDİRİSİ
Dansın ufuklarını genişleten, tüm ömrünü Bale’ye adamış olan Fransız Dansçı, Koreograf, Yönetmen ve “Balenin Shakespeare’i” olarak anılan Jean Georges Noverre’in doğum günü olan 29 Nisan, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü Dans Komitesi ile Unesco tarafından Dünya Dans Günü olarak ilan edilmiştir ve bütün ülkelerde her sene coşkuyla kutlanmaktadır.
İnsanlık tarihi kadar eski bir edim dans...
Önce bir araçtı... İnsanın kendini anlatma, duygularını açığa vurma yolu...
İnsanın evrimiyle birlikte gelişti... Dünyanın dört köşesinden gelen yerel devinimler birbirine karıştı... Kolbastıdan tangoya, yaşama renk katıyor...
Ama “eğlence”nin ötesinde, topluluklara seyir zevki veren, insan vücudunun sınırlarının zorlandığı, soyut ve somut anlatımların içiçe geçtiği bir estetik değer, bir sanat dalı...
İster bale deyin, ister çağdaş dans, insanlar yaşadıkça her türüyle varlığını sürdürecektir dans...
Dansa gönül vermiş herkese...
Hayatın ifadesi, 
Tangodan, Baleye… Rock’n Roll'den Folklore...
Folklorden, Modern Dansa ... 
yaşı ve ırkı ne olursa olsun..
Dünya Dans gününüz kutlu olsun.
  
29 Nisan 2012
Mehmet BALKAN

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

DÜNYA DANS GÜNÜ 2012 UNESCO RESMİ MESAJI



Eğer anahtar kelime olarak “tedavi / terapi” sözcüğünü kullanarak Küresel Dans Rehberi’nde bir arama yaparsanız 2600 civarı içerik bulursunuz. Bu da yaklaşık her yüz profesyonel dansçıdan birinin, bir çeşit terapi hizmeti sağladığı anlamına gelir. % 0.01 her nekadar  çok küçük bir yüzde ise de “terapi” muhtemelen dans sektörünün en hızla büyüyen dalıdır. Kurs ve atölye çalışmalarının çoğalması dans terapistlerinin sayısının her yıl ikiye katlanma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Nitelikli profesyoneller hastane, sağlık merkezleri, yaşlı bakımevleri, hapishaneler ya akıl sağlığı merkezlerinde giderek daha sık istihdam edilmektedir. Terapi sınıfları açan dans okullarının yanısıra özel uygulamalar da katlanarak artmaktadır.

Dans ile tedavinin patlama yapmış olması birçok ülkede, Sağlık Bakanlığı uygulamalarından kaynaklanabilir... Bir diğer neden, modern yaşamın insanı temel işlevlerine yabancılaştırması nedeniyle, insanların dansın iyileştirici gücünü yeniden keşfetmekte oluşudur. 
Dans kesinlikle sağlıklı bir kişiye kendini daha iyi hissettirir. Ancak, bir psikolojik sorunu dans yoluyla hafifletmek için kanıt aramak başka bir şeydir. Geleneksel toplumlar, toplumsal buluşmalar ve geleneklerini koruyarak insanlara kendini daha iyi hissettiren fırsatları da sunarlar.  Bu etkinlikler bizim toplumlarımızda gözardı edildiğinden, şimdi bu ihtiyaç, profesyonel yardımlara dönüşmektedir.  Belli bazı hastalıkların tedavisi için belli dansların kullanıldığı olmuştur. Bu dansların bugün de aynı amaçla kullanılıp kullanılmayacağı araştırılmalıdır. 

Daha etkileyici olan, hastaların kendi danslarıyla değil de başka bir kişinin dansı ile tedavi edilmiş olmasıdır. Dünyanın birçok ülkesinde onları yararlı buldukları için insanlar asırlık uygulamalara devam etmekte ve bunun için de şifacılara, şamanlara ve büyücülere başvurmaktadır. Sanayileşmiş toplumlar tarafından günümüze kadar dışlanan bu danslar da ciddi araştırılmayı hak etmektedir. 
Çağdaş dans terapisi, henüz birkaç on yıl yaşında olmasına rağmen, kısmen de olsa geleneksel uygulamalara dayalı yeni teknikler  geliştirmiştir. Böylece, teoride ve pratikte bir bilgi tabanı oluşmaktadır. Ama daha yapılması gereken çok şey vardır.
Üniversiteleri, müfredata dans terapisi dersleri koymaya, hükümetleri dans terapistliğini bağımsız bir meslek olarak tanımaya ve sosyal sigorta kurumlarını doktorlar, psikologlar ve diğer birincil tedavi uzmanları tarafından önerildiğinde, dansla tedavinin masraflarını karşılamaya davet ediyoruz!
                                                                   Alkis Raftis
                                      CID Uluslararası Dans Konseyi Başkanı
                                                                UNESCO, Paris

11 Nisan 2012

İstanbul Kazan, Armada-Gurmebüs Kepçe



Şimdi İstanbul’un zengin yemek kültürünü ve birbirinden lezzetli yöresel tatlarını Armada Otel’in restore ettirip kullanıma soktuğu İstanbul’un en eski Mercedes Benz otobüsü ile keşfediyoruz. Yeni lezzet duraklarını birlikte keşfedeceğimiz, keşfederken birlikte eğleneceğimiz bu kısa keyifli yolculuğumuzda siz “ağzının tadını bilen” İstanbul severleri de aramızda görmekten çok mutlu olacağız. Şimdiye kadar Fatih, Sirkeci ve Kadıköy lezzetlerini tattık. Bu haftaki lezzet durağımız ise Balat ve çevresi.

Şimdi gelin Armada-Gurmebüs ile Haliç’in tadına hep birlikte varalım.



Katılım ücreti: 50.-TL
Tarih: 14 Nisan 2012

Rezervasyon:
Nilay Tütüncü: 0 530 644 30 10
İpek Şensılay: 0212 455 44 61 (saat 15:00’ten sonra)
isensilay@armadahotel.com.tr

Armada-Gurmebüs'ü Takip Edin!
http://www.armadagurmebus.com/
https://twitter.com/#!/Gurmebus
https://www.facebook.com/pages/Armada-Gurmeb%C3%BCs/334345256612031