Yüzyıl başı İstanbul mutfaklarında, genellikle pirinç alaşımlı metalden yapılmış, küçük depolarındaki gazyağının ocağa pompalanması ile yanış sağlayan, tek gözlü gazocakları bulunurdu. Ancak, bazı lüks mutfaklarda, iki ocaklı, dolayısıyla çift depolu ve çift pompalı gazocaklarının kullanıldığı da hatırlanıyor. İşte bu ocaklardan biri, yeşil emaye bordürleri, "art-nouveau" dekorlu "Cobra" markası ile bir bitpazarında bulunup, eski İstanbul yaşam kültürünü canlı tutmaya çalışan Armada Otel'e getirilerek, meraklıların görüşüne sunuldu.
01 Mart 1997
Eski İstanbul'un "Cobra"sı Ahırkapı'ya Geldi...
Ne havagazı, ne likit gazlar, ne de doğalgazın olduğu yüzyıl başı İstanbul'unun lüks mutfaklarında boy gösteren, çift gözlü, çift hazneli ve pompalı gazocağı "COBRA" Armada Otel'in koleksiyonuna katıldı...
"Cobra": Pompalı Gazocağı
Yüzyıl başı İstanbul mutfaklarında, genellikle pirinç alaşımlı metalden yapılmış, küçük depolarındaki gazyağının ocağa pompalanması ile yanış sağlayan, tek gözlü gazocakları bulunurdu. Ancak, bazı lüks mutfaklarda, iki ocaklı, dolayısıyla çift depolu ve çift pompalı gazocaklarının kullanıldığı da hatırlanıyor. İşte bu ocaklardan biri, yeşil emaye bordürleri, "art-nouveau" dekorlu "Cobra" markası ile bir bitpazarında bulunup, eski İstanbul yaşam kültürünü canlı tutmaya çalışan Armada Otel'e getirilerek, meraklıların görüşüne sunuldu.
Yüzyıl başı İstanbul mutfaklarında, genellikle pirinç alaşımlı metalden yapılmış, küçük depolarındaki gazyağının ocağa pompalanması ile yanış sağlayan, tek gözlü gazocakları bulunurdu. Ancak, bazı lüks mutfaklarda, iki ocaklı, dolayısıyla çift depolu ve çift pompalı gazocaklarının kullanıldığı da hatırlanıyor. İşte bu ocaklardan biri, yeşil emaye bordürleri, "art-nouveau" dekorlu "Cobra" markası ile bir bitpazarında bulunup, eski İstanbul yaşam kültürünü canlı tutmaya çalışan Armada Otel'e getirilerek, meraklıların görüşüne sunuldu.
03 Ocak 1997
Fransız "Premier Symptome" Grubu Radio Bar'da
"Eski İstanbul"da Fransız müziği sürüyor...
Armada Otel, Radio Bar’da Fransız müziği dinlemekten hoşlananlara La Baronne'dan sonra yeni bir grup tanıtıyor: “Premier Symptome”!
Alain Buisson ve Mathieu Leygonie'den oluşan ikilinin repetuvarında, özellikle Jacques Brel hayranlarının hoşlanacağı sürpriz parçalar yeralıyor...
| "Premier Symptome" (Alain Buisson ve Mathieu Leygonie, Armada Radio Bar'da |
Fransız “Premier Symptome” Grubu, piyano, armonika ve org çalan solist Mathieu Leygonie ile balalayka, ukulele ve melodika çalan, vokal yapan Alain (Bulon) Buisson’dan oluþuyor. "Premier Symptome"un Paris, Sentier des Halles’deki konserleri sırasında Jean Pierre Spirli tarafından kaydedilen bir de CD’leri var. CD'de, La Moufette, Station Debout Difficile, Le Bonheur des Autres, Un Steack avec des Nouilles, Les Joyeux Enfants de la Bourgogne, La mort, Ma foi ç'en a tout l'air, A ma maman, Je me chauffe au fiel, Polytechnicien, L'amour des petits matins, Chanson champétre, Pot pourri adlý parçalar yer alýyor.
İkili, 13 Şubat'tan 15 Mart'a kadar Armada Otel, Radio Bar'da Pazar dışında her gece 22.30 - 01.30 saatleri arasında sahneye çıkacak.
04 Aralık 1996
Armada'nın Tarihi Desotosu
Bir süredir Armada'nın kapısı önünde 50'li yıllardan kalma fakat tıkır
tıkır çalışan, pırıl pırıl bir beyaz Desoto duruyor. Akıcı biçimde İngilizce
konuşan sahibi ve sürücüsü İhsan Aydın, isteyen Armada konuklarını arabasına
alıp gezdiriyor. Özellikle yabancı konuklarımız bu Desoto ile İstanbul
caddelerinde dolaşmaktan çok zevk aldıklarını belirtiyorlar...
Bu Desoto'ya binebilmek için bir gün önceden Resepsiyona haber vermek ve
randevu almak yeterli!
02 Aralık 1996
Yorucu İş Günlerinin Akşamında "La Baronne" ve Radio Bar
Her yıl, Aralık ayı boyunca, Armada Otel’in Radio Bar’ında Fransız şansonlarından örnekler sunan, Sylvie Cobo ve Emanuel de Bonneville’in oluşturduğu “La Baronne” ikilisi, bu Aralık’ta da İstanbullu müzikseverlerle buluşuyor..
| La Baronne; Sylvie Cobo |
Türk müzikseverlerle, ilk kez iki yıl önce Armada Otel’de verdiği konserlerle buluşan Fransız “La Baronne” ikilisi, İstanbul’u sevdi. Bateri ve armonika da çalan solist Sylvie Cobo ile klavyede Emanuel de Bonneville’den oluşan ikili, bu yıl da 3 Aralık - 1 Ocak tarihleri arasında, her gece yeniden İstanbullularla birlikte olacak. La Baronne, Armada Otel’in, Radio Bar’ında 22.30 - 01.30 saatleri arasında sahneye çıkacak.
La Baronne, Armada Otel’in yılbaşı balosunda da yer alacak.
La Baronne’un, Hendrix, Brell, Gershwin, Piaf, Nina Hagen, Jean Ferrat, Pia Colombo, Higelin, John Mac Laughin, Patty Smith, Catherine Sauvage’dan, Beatles ve Rolling Stones’dan yorumladığı parçaları içeren geniş bir repertuvarı var. İkili 1994 Mart’ından bugüne dek Fransa’da, “Festiv’ARTS”, “Rive-de-Gier”, “Paroles et Musiques” festivalleri de içinde olmak üzere 60 dolayında konser verdi, Varşova’da Voyciek Koniewsci ile caz çalışmaları yaptı.
La Baronne’un, kayıtlarını geçen Kasım’da İstanbul’da yaptığı ve Fransa’da çoğalttığı bir de “CD”i var. Diskte; ikilinin “Mister Dingo”, “Arènes”, “Les P’tits Bars”, “La Belle Histoire”, “Quand tu Dérailles”, “Nuits”, “Spanish Cake”, “Rue du Soleil”, “Ivre” ve “La Peau” adlı parçaları yer alıyor.
La Baronne kendini şöyle anlatıyor:
La Baronne kendini şöyle anlatıyor:
"Seçkin müzisyenlerle birleşip, "LA BARONNE" olmadan önce, yüzlerce konser, sevinç ve acı, mutluluk, minnet dolu yılların geçmesi gerekti.
Bir şarkıcının gelişimi....
Virüsü çok erken kaptım. Beethoven'ın 9. Senfonisi'ndeki koro ve annem... Bir piyanistin eşliğinde Aragon'un, Caussimon'un şiirini söylerdi. Büyülenmiş, yaşardım resitalleri kulislerden, salona. Buradan geliyor, güzel söze ve sese düşkünlüğüm...
Billie Holliday'in sesi beni derinden etkiledi. Stevie Wonder'ın "Songs in the key of life"ını ve aşkım Beatles'ı pikabımda eskittim. France Inter'de dinlediğim André Francis'in programlarından, Bernard Lenoir'ınkiler kadar keyif alırdım. Bunlar uzun yıllar önceydi.
Doğal olarak çevremdeki rock grubuna katıldım. Bir arkadaş grubu, çılgın görüşler ve müzik için duyulan ortak tutku, ki virüsü sonsuza dek kanıma işledi...Kürek cezaları, kalp kırıklıkları...Böyle geçmeli bir müzisyenin yaşamı.
Bugün LA BARONNE olarak, tüm bunları göstermek istiyorum. Rock'un enerjisi, cazın deliliği, güzelliği ve Fransız şansonlarının , şiiri... Sevdiğim ve bende hep yaşamış olanları yorumluyorum. Bunu da çok büyük bir zevkle yapıyorum, olduğum gibi. Yaşıyorum ve diyorum ki: Müzik soylu bir amaçtır..." - SYLVIE COBO
****
SYLVIE COBO
Müzisyen, yazar ve besteci
Eğitim:
L'école de Service Sociale Lyon Educatrice Specialisée 1986
Klasik müzik eğitimi
Profesyonel ve Müzikal Deneyimler:
- 1979 - 1985 değişik blues ve rock grupları şarkıcılığı
- 1986 - Profesyonel müzik hayatı
- 1986 - 1989 Fransa'da grup RIMEL'le turneler
- 1989 Le Grand Festivale de la Chanson Français'de "Printemps de Bourges"le katıldı
- RIMEL'le kaset çalışması
- 1991 Grup Jazz Bleu Madrid solistliği
- Fransa'da turneler
- Uluslararası Festival'e katılım
- Paris Mutualité Sarayında konser
- Profesyonel bir koro ile stüdyo kaydı
- 1992 Franco-Arabe MAINA grubu solistliği
- Melting Müzik Festivali'ne katılım
- 1994 La Baronne'un doğuşu
- 1995 "Paroles et Musiques", "Festiv'ARTS", "Rive de Gier" festivalleri ve konserler
- 1996 İstanbul'da yapılan bir CD kaydı ve Polonya'da jazz pianisti Voyciek Koniewsci ile CD ROM hazırlanması
- 1996 Printemps de Bourges festivali için yapılan yarışmanın birinciliği...
28 Ekim 1996
Bu Cumhuriyet Balosunda K. Atatürk İmzasını Yakalara Taşıyoruz!
1933’te Ankara Palas’ta yapılan Onuncu Yıl Cumhuriyet Balosu’nu geçen yıl canlandıran Armada Otel, bu yıl 29 Ekim’de de, “Yetmişüçüncü Yıl - Cumhuriyet Balosu 1996” başlığıyla bir balo düzenledi. Balo, saat 20.00’de dönemin gözde içeceği “bôl” ikram edilecek bir kokteyl ile başlıyor. 20.00-21.00 saatleri arasında, Yapı Kredi Kültür Merkezi koleksiyonundan derlenen Atatürk fotoğrafları sergisi ve Amerikan CBS TV Dünya Meşhurları dizisi için The Twentieth Century tarafından yapılmış “Mucizeler Yaratan Türk: Atatürk” filminden sahneler gösteriliyor.
21.00 - 24.00 arasında, Ümit İris ve Seval Uğur ikilisinin tango ve valsleri eşliğinde sürecek balonun menüsünde; geleneksel mezelere ve Atatürk’ün sevdiği yemeklerden derlenen menüye eşlik edecek rakı; 30’lu yıllardaki “Aliyül’alâ Hususi Rakı ”etiketleri ile sunuluyor. Otelin yakın çevresi ve girişi, Türk Bayraklarının yanısıra, “fener alayı” esprisinde defne ve ampullerle süsleniyor.
Baloya geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da, erkekler smokin veya koyu renk elbise, kadınlar da 20’li, 30’lu yılların giysi ve aksesuarları ile geliyor.
Armada Otel, bu yıl -bir de sürpriz Cumhuriyet Bayramı armağanı olarak- gümüş rozetlere dönüştürdüğü “K.Atatürk” imzasını, konuklarının yakalarına taşıyor.
“K.Atatürk” imzası, 2 x 0.7 cm’lik bir dikdörtgen çerçeve içinde 925 karat gümüşe döktürüldü. Dizayn ve üretim URART tarafından gerçekleştirildi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)