15 Şubat 2017

Eski İstanbul Karnavalı Apokries, Armada Otel'de Rembetiko Gecesi ile Kutlanacak…

Armada Otel, eski İstanbul’un geleneksel Apokries Karnavalı’nı bu yıl da 25 Şubat 2017, Cumartesi akşamı, Armada Salon’da, Café Aman İstanbul’un müziği ve dansları eşliğindeki “Rembetiko Gecesi” ile kutlayacak...




Armada Otel, Armada Salon’da "Café Aman İstanbul"un vereceği konser ve danslarla renklenecek bir “Rembetiko Gecesi” daha düzenliyor. Rembetiko şarkıları ve Armada mutfağından sunulacak lezzetli İstanbul mezeleri ile İstanbulseverleri bu yıl da renkli bir program bekliyor. Eski İstanbullu Rumların büyük perhiz öncesi kutladıkları maskeli sokak karnavalı “Apokries” vesilesiyle düzenlenecek etkinlikte, Türkçe ve Yunanca şarkılar seslendiren “Café Aman İstanbul”, müziği ve danslarıyla Armada konuklarını coşturacak. 19. yüzyıl "Cafe Aman" dönemini, 25 Şubat, Cumartesi akşamı sahnede yeniden canlandıracak olan grup, hem eğlenceli hem de nostaljik anlar yaşatarak, geceyi bir şölene dönüştürecek.

25 Şubat 2017, Cumartesi 20.30 - 24.00 Armada Salon

Rembetiko Menüsü

Yemekli Menü
Serpme Mezeler: Zeytinyağlı Sarma, Çerkes Tavuğu, Fasulye Pilaki, Tarama, Pancar, Beyaz Peynir, Haydari, Marine Kırmızı Biber, Rus Salatası, Pazı Salatası
Ara Sıcaklar: Pazılı Yaprak Dolma, Kalamar Tava, Filibe Köfte, Mücver, Peynir ve Ispanaklı Muska Böreği
Ana Yemek: Hünkâr Beğendi veya Kurkutlu Mezgit Tava
Meyve-Tatlı: Kabak Tatlısı, Ortaya Mevsim Meyveleri
Çorba: İşkembe Çorbası
İçecek: Limitsiz yerli içki ve meşrubat
Kişi Başı: 150 TL

Yemeksiz Menü
Meyve Tabağı, Beyaz Peynir, Kavun
2 adet Yerli İçki
*Salonun arka bölümlerinde ve zeminden yükseltilmiş masalarda
Kişi Başı: 85 TL

İletişim ve Rezervasyon: etkinlik@armadahotel.com.tr | Ziyafet Satış Ekibi: 0212 455 44 71- 81

21 Aralık 2016

Armada Teras'ta 2017 Yılbaşı Programı

2017’ye olumlu duygular, sakin müzik, lezzetli yemekler ve tam gece yarısı, açık Teras’ta şampanya ve yeni umutlarla girmek isteyenler… Toplanın bize buyurun.... Bekliyoruz!






31 Aralık 2016 akşamı için sakin ama keyifli bir program hazırladık: Bir DJ, arka planda hafif müzik parçaları çalar ve Armada mutfağının lezzetli yemekleri tadılırken, saatler gece yarısını gösterdiğinde Açık Teras’ta yapılacak şampanyalı bir kutlama. Bu programın fiyatı KDV dahil kişi başı 150.-TL. Gece trafiğe çıkmak istemeyen, rahat bir uyku çekip, yılın ilk sabahına tarihi yarımadadan uyanmayı tercih edecek konuklarımız, çift kişilik odaya, iki kişi için KDV dahil 250.- TL ödeyecek. Konaklama fiyatına, elbette ertesi sabah sunulacak açık büfe “Pazar Kahvaltısı” da dahil olacak. 

2017’nin hepimize sağlık, barış, sevgi, huzur, bereket getirmesi dileğiyle...


   


ARMADA TERAS YILBAŞI MENÜSÜ:

Soğuk Başlangıçlar: Çerkes Tavuğu, Fava, Zeytinyağlı Dolma, Fasulye Pilaki, Haydari, Ahtapot Salatası, Patlıcan, Şakşuka, Beyaz Peynir.
Sıcak Başlangıçlar: Peynirli Muska Böreği, Ispanaklı Sigara Böreği, Minik Köfte, Deniz Mahsulleri Güveç.
Ana Yemek: Geleneksel Yılbaşı Hindisi: Portakal Soslu ve İç Pilavlı Hindi Dolma, 
Mevsim Salatası.
Tatlı ve Mevsim Meyveleri Büfesi - Limitsiz Yerli İçkiler ve Yeni Yıl Şampanyası 
Gece Çorbası...

Konaklayacak Olanlara: Açık Büfe Pazar Kahvaltısı

Ayrıntılı Bilgi ve Rezervasyon için lütfen bizi arayın! 
Tel: 0212 455 44 55
e.Posta: etkinlik@armadahotel.com.tr

02 Aralık 2016

“YAŞAMA ve ÇALIŞMA SEVİNCİ, KRİZDE MOTİVASYONU KAYBETMEME” KONULU KONFERANS...


Dökmen ve Zoto...
Psikolog, eğitimci ve yazar ve "20 yıllık hatırlı konuğumuz" Prof. Dr. Üstün Dökmen, geçtiğimiz hafta, Armada Otel’de bir konferans verdi. Dökmen, “Yaşama ve Çalışma Sevinci, Krizde Motivasyonu Kaybetmeme” başlıklı Konferansta, herkesin ve özellikle çalışan kesimin, kriz dönemlerinden olumsuz etkilenmemesi için neler yapabileceklerini anlattı. Verdi ve Ravel’in bestelerinden örneklerle desteklenen Konferans, başta turizm ve iş çevreleri temsilcileri olmak üzere dinleyiciler  tarafından ilgi ile izlendi. Konferans’tan sonra Armada Başkanı Kasım Zoto, 20 yıldır İstanbul’a her gelişinde yalın bir estetiğe sahip olduğu için Armada Otel’de kaldığını da belirten Üstün Dökmen’e bir teşekkür anısı olarak heykeltraş Bihrat Mavitan’ın eseri “Meçhule Bir Anıt” adlı heykelcik sundu.

Kasım Zoto, Üstün Dökmen ve Murat Çelikel...
Murat Çelikel de Ankara'lı olup, 20 yıldan fazladır İstanbul'a her gelişinde
sürekli Armada'da kalan hatırlı konuklardan...
Dökmen, çizer Kamil Masaracı ile...

"Meçhule Bir Anıt"- Bihrat Mavitan














Konferanstan Bazı Notlar...
Yılmazlık ya da Yılgınlık
İnsanların yaşamdan bıkkınlıkları, sindirilmişlikleri, karamsarlıkları, yılgınlıkları, paniklemeleri, çökkünlüklerinin yaygın olduğuna dikkat çeken Dökmen, her krizde iki temel tepkinin görüldüğünü söyledi: 1) Yılmazlık; zorlukları yenme gücü, 2) Yılgınlık. Yılmazlığın öne çıktığı, refah ve eğitim düzeyi yüksek batı toplumlarında çocuklara daha küçük yaşta en güç ve en riskli doğa sporları yaptırılarak mücadeleci yapı kazandırıldığını, az gelişmiş, eğitim düzeyi düşük toplumlarda da yılgınlığın baskın olduğunu örneklerle belirtti. 

Yaşam Yarım Porsiyon Yaşanmamalı
Dökmen, “Yaşama Yerleşmek” başlıklı kitabında da değindiği gibi, kaliteli yaşamanın yaşama yerleşmeyi gerektirdiğini, bunun da bir koltuğa oturmaya benzediğini belirtti: “Bir sandalyeye, koltuğa, sedire kendimizi bırakarak, yayılarak yerleşmek de mümkündür, eğreti bir şekilde oturmak da… Benzer şekilde yaşama, bütün varlığımızla, varoluşumuzla yerleşmek de mümkündür, eğreti bir şekilde ucundan ilişmek de… Bir at üstüne tam yerleşmeyen süvariyi nasıl üstünden atarsa, yaşam da kendine tam yerleşmeyenleri, bir anlamda yeterince uyum sağlayamayanları üstünden atar, devre dışı bırakır. Yaşam yarım porsiyon yaşanmamalı!
Konferans konuklarımız
Armada Salon'da 









Aptal Hans’ın Masalı
Mutlu olmanın, çevreyi de mutlu etmeyle çok ilişkili olduğuna dikkat çeken Dökmen,
Grimm Kardeşler’in Aptal Hans masalını örnek verdi. Ustası, uzun yıllar çalıştığı işten ayrılıp köyüne dönecek olan Hans’a emeğinin karşılığı olarak onu çok zengin edecek kadar külçe altın verir. Eve dönerken Hans yorulur. Yolda gördüğü atlının atıyla altınları değişir. Hans mutlu olmuştur. Atı sonra inekle değişir. Yine mutlu olmuştur. İneği kazla, kazı da bileyi taşıyla değişir, eve eli boş gelir. Dökmen, “Aslında hepimiz birer Aptal Hans gibi değil miyiz?” diyerek, insanın gençliğinin en değerli yıllarını, bir diploma ile, özgürlüğünü bir iş, bir maaş ile değiştirdiğini, aynı döngünün doğan çocuklarla da sürdüğüne dikkat çekti.


Verdi'nin Nabucco operası, Ravel'in Bolerosu
Dökmen, konuşması sırasında insan yaşamının nasıl bir son ile tamamlanacağının önemine de değindi ve o sırada fonda Verdi'nin Nabucco operası ve Ravel'in dünyada ilk kez "best seller" olmuş klasik müzik eseri Bolero'sundan bölümler dinletti. Esasen farklı enstrümanların eklenmesiyle de olsa aynı melodiyi 16 dakika tekrarlayan Bolero, bir bale/dans müziği olmakla birlikte, çok tanınan o melodinin herkeste farklı çağrışımlar yarattığını, finalinin ise 16 dakikalık gerilimi boşaltan muhteşem bir "kreşendo" olduğunu vurguladı. Verdi'nin Nabucco operası ise konusu Asur döneminde geçmekle birlikte, bestelendiği dönemde Avusturya işgali altında bulunan Kuzey İtalya'da ünlü "Esirler Korosu" ile İtalya'da bir ulusal özgürlük marşına dönüşmüştü. Bugün bile İtalya'da aynı heyecanı yarattığı biliniyor. Dökmen, herkesin kendi yaşamı için belirlediği amacın ve bırakacağı izlerin en anlamlı "son" olacağını tekrarladı...


Mutluluğun Tanımı
Takvim yaşının önemli olmadığını, önemli olanın yaşam karşısında bu tuhaf alışverişte mutlu olabilmek olduğunu vurgulayan Dökmen, mutluluğu da şöyle tanımladı: “Üret! Üretirken az biraz mutlu oluyorsan, işte mutluluk odur. Ölürken iyi bir final bırakmak da öyledir. Sen doğarken ağlıyordun, etrafındakiler gülüyordu, öyle bir finalin olsun ki, sen ölürken etrafındakiler ağlasın, sen gülebilesin!




Dökmen Armada ekibi ile...

* * * * * * * * * * * * * * * * *
Konferansın yankıları:


Dünya Gazetesi- "Ehlikeyf" Köşe Yazarı sevgili Faruk Şüyun dostumuz bakın bu söyleşiyi nasıl anlatmış: 
"Armada Otel, 20 yıllık 'hatırlı konuğu'nu unutmadı!
Armada Otel; psikolog, eğitimci ve yazar Prof. Dr. Üstün Dökmen'in İstanbul'a her gelişinde kaldığı tek mekân. 20 yıldır süren gelenek, otelin ve yazarın dostlarının katılımıyla Dökmen'in söyleşisi ve ardından düzenlenen kokteyl ile kutlandı.
İlginç bir davetiyeydi... Aslında ilginç sözcüğü yanlış oldu. Yıllardır çalışmalarını izlediğim Kasım Zoto'dan gelince normal, demeliydim. Şöyle deniliyordu:..." 
Yazının devamı için tıklayınız: Dünya
* * * * *
Cumhuriyet Gazetesi:


KaydetKaydet
KaydetKaydet


KaydetKaydet

02 Eylül 2016

İstanbul'un Tam Zamanı! Armada'da 3 Gün Bayram Konaklaması...



30 Temmuz 2016

"Bayan Nina"mız Gitti...


Başkanımız Kasım Zoto'nun annesi, yakınlarının ve Armadalıların "Bayan Nina"sını kaybettik... 1926'da İstanbul, Arnavutköy'de doğan Olimpia Zoto, bir İstanbullu Rum ailenin kızı ve I. Dünya Savaşı'ndan sonra Arnavutluk'tan İstanbul'a göçen Ramiz Zoto'nun eşiydi. İlk çocukları Diana Zoto oldu. İkincisi de Kasım Zoto... Diana'nın oğulları Cem Kasidecioğlu ve Ahmet Demir Özkal'ın, Kasım Zoto'nun kızları Mira Zoto ve Maya Zoto'nun sevgili "yaya"larıydı. Müjde Mısırlı Zoto'nun ve Serli Özpenbe Özkal'ın sevgili kayınvalidesi...
Cenaze töreni, yarın (31 Temmuz 2016, Pazar) saat 14.00'de Şişli, Metamorfosis Rum-Ortodoks Kilisesi ve Mezarlığı'nda yapılacak... Bütün dinlere inanan Bayan Nina, yaşamı boyunca hep iyilik yapmış, herkes için iyilikler dilemişti... Son günlerini de Armada'da geçirmişti... Bütün Armadalılar onu sever, sayardı... Ruhu şad olsun...